Gündemde en çok yer alan konuların başında “Sürü Bağışıklığı” terimi geliyor. Halk Sağlığı Bilim Dalı ve Enfeksiyon Hastalıkları Bilim dalında bu terim daha çok Toplumsal Bağışıklık (Herd immunity) olarak kullanılmaktadır. Normal zamanda aşı ile yapılan bağışıklamanın toplumun içinde aşı olmamış bireylere yayılmasını engellemesine Toplumsal bağışıklık denmektedir. Örneğin ülkemizde Kızamık, Kızamıkçık ve Kabakulak aşısı (KKK) çocuklarımızın büyük çoğunluğuna uygulanmakta idi. Geçen yıllarda başlayan aşı karşıtı kampanyalar ile toplumda aşılanan kişi sayısı azalınca Toplumsal Bağışıklığımız zayıflamış ve Kızamık görülen vakaların sayısında artma gözlenmişti.



Toplumsal Bağışıklık gerçekten önemli bir konu, fakat herkes bu terimi İngiltere’nin tedbir almadan virüsü doğal yayılama bırakma kararı sonrası “SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI” olarak öğrendi. Böyle bir strateji “Ölen ölür, kala sağlar bizimdir” stratejisi olarak görüldü çoğu kişi tarafından. İngiltere hesaplamalarda hata yaptığını gördü ve Koronavirüs ile mücadelede sıkı tedbirler almaya başladı. Bu tedbirlerin ne kadar yeterli olacağını ve sonuçlarının neler getireceğini hep birlikte önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Herkes SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI terimini duydu veya öğrenmeye çalıştı. Peki gerçekte aşı ile yapılması gereken toplumsal bağışıklık, önlem almadan insanların doğal yoldan bağışıklık kazanmaları yoluyla olabilir mi? Elbette olamaz !
Sürü Bağışıklığının Topluma Olan Faydası veya Zararı Nedir?
Toplumsal Bağışıklık (Sürü bağışıklığı) bireylere sonradan uygulanan aşı gibi yöntemlerle belli bir seviyeyi geçmesi halinde aşı olmayan diğer bireyleri de koruyabilir. Ancak bilinmeyen bir etkenin (koronavirüs gibi) yayılımının ve toplumda bırakacağı etkinin ortaya konmadan bu yönde karar alınması toplumu tehlike atmaktan öte bir anlamı olmayacaktır.
Sürü Bağışıklığının Devlete Olan Faydası veya Zararı Nedir?
Devletler bu çapta salgınlarla mücadele yetersiz kalabilmektedir. İngiltere örneğinde olduğu gibi, ileriye dönük projeksiyonu yanlış değerlendirip SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞIna karar verildi. Belki de toplumun çok yaşlı olmasından veya gençlerde daha hafif seyretmesinden kaynaklı ilk başta önlem alma gereği duymadılar. Fakat ardından gençlerde de akciğer kapasitesinde sorunlara yol açtığı, ileriye dönük çok daha ciddi problemler olacağının farkına varıp yanlıştan hızlıca döndüler. Bu dönemde almış oldukları karardan ülkelerinin ne kadar etkileneceğini önümüzdeki günlerde daha net göreceğiz.
Birde çok konuşulan GİZLİ SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI mevzusu var. Bazı ülkelerin bunu açıktan değilde, sayı ve rakamları düşük göstererek insanların fark etmeden geçirmesini amaçladığına dair komplo teorileri dolaşmakta. Hiçbir ülke bu konuda uzun süre gizliliği sağlayamaz. O yüzden Sağlık bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü yayınlarını düzenli takip etmenizi öneririm.
Sağlıcakla Kalın.

GIPHY App Key not set. Please check settings